Şubat 17, 2010

kızkıza şarap içmek ve öncesi

Kendisine geçen gün "sen de limon ol, oh nane-limon devada son nokta" dedigim bir can dostum var.

Ben de onun candostuyum. O söyledi yani, ben uydurmuyorum.

O da biraz eksik akıllı; bazı konularda benden az bazılarında benden öte deli, ama simdi fazla detay verip kendisinin akademik kariyeriyle oynamak da istemiyorum, zira akademik personel kendisi. (akademik personel ne? "akademik kişisel" gibi... Yoksa "kişisel olarak akademik" mi? Heralde böyledir, daha anlamlı.) Yani neticede kişisel olarak akdemik bir insan.

Bu dana şehirde gün "yetişmeye çalışmak" ve "önemli kısmına yetişememek" amaç ve sonucu arasındaki zaman kesiti bilindiği üzere. Bu nedenle biz sık görüşemeyen iki arkadaş "zorunlu kalırsak görüşürüz" diyerek gündemi filan önceden belirlenmiş haftalık toplantılar yapmaya karar verdik. Konsept ve kaideler zamanla oturacak; işte ne bilim, dışardan katılıma ilişkin kurallarımızdı dedikodu kısmına ayrılacak zamandı filan ilerleyen günlerde netleşecek. Bir de tabi herşeyi baştan belirlemek mümkün olmuyor, kervan yolda düzülüyor bi yerde.

Neyse lafı fazla uzattım. İki gülelim sık görüşelim şiarıyla düzenli toplantılar kalıbına döktüğümüz görüşmelerin ilkinin gerçekleşeceği akşamı sadece planlamak bile bizi bir gerdi... Beni biraz daha fazla gerdi ama onu da gerdi yani, anladim.  Üstelik gideceğimiz yer de belliydi. 
Hepi topu kızkıza şarap içilecek ama olayın detayları adamı canından bezdirir. Bakınız:
***
Limon: kuzuuuuuuu,napıyoruz bu akşammm? bizim planda değişiklik yok dimi?

Ben: yok tatlim ben de simdi sana yazacaktim. kac gibi orda oluruz ki ?rezervasyon ettirmek lazim zira

Limon: valla benim işim yok sen kaç dersen olur..

Ben: simdi iyi ihtimal ben 18.30 da çıksam...he he he... ben ariyim 19.30-20 gibi gelicez diyim. olur?

(İlgili işletme aranır tarafımdan. bir parça heyecan vardır, ne de olsa ilk deneyim)

Ben: aradim ve bu aksam icin "randevu" almak istiyorum dedim.
adam sanki disci.oha ya. 
Bahcede olsun dedim, soguk olur dedi, olsun dedim usumeyiz dedim. bakalim...

Benim adımı diyecen benden önce gidersen. Ama "randevu" lafımdan sonra seni bu ismi soyleyince iceri almayabilirler.

19.30-20.00 gibi sendeyiz discim dedim.

İyi dedi.

Limon: :D yakışıklı olandan alaydın bari randevuyu, çocukla randevulaştın nihayetinde:P

Ben: ya sorma. dilim kopsun.
o kadar da kitap okuyorum ya, nereye gidiyor bu bilgiler nereye???
rezervasyon diyemeyen, anlamini bilen ve fakat cümle icinde kullanamayan da bi insanim.

Limon: alışmadık döt ve don olayındandır o,sonuçta şu ömrü hayatımızda kaç kere rezervasyon yaptırmış insanız,ama onlarca kez randevu almışızdır,dil alışkanlığı,üzülme sen,örneğin ben şu anda proformaya portfolyo diyen hatta demek isteyen ama onu da beceremeyen bi insanım...

Ben: ya di mi ama...
o zaman kitap mitap okumayayim. yasam sitandardim belli. bize lazim olan kelimeleri diyebilsek yeter. otesi de israf zannimca.
ayrica portfolyo daha güzel bence. hatta postfolyo daha da güzel. folyonun postu anlaminda.


Limon: kız bişey diyecem hep bahçede oturuluyo zaten niye soğuk olur demiş yoksa bir fırtına uyarısı yapıldı da haberimiz mi yok...

Ben: valla ben de oyle dusundum.
hatta israr etti adam, "ben icerde o konuda da yardimci olurum size merak etmeyin" filan dedi. ("o konu" dediği sigara mevzuu) ama ben biraz önceki "randevu" salaklığımı dusunmekte olduğumdan, adamın niye israr ettiğine dair sesinde bi tını mını varsa da kavrayamadim. İcerisi diye bu kadar israr ediyorsa randevu lafımdan umutlandı, gözlerden uzak icerilerde sıkıştıracak herhalde beni diye dusunerek ille de bahce dedim.

yanlis mi oldu acaba? usur muyuz ki cok? gerci onu da ima ettim "biz gecen geldik bahcede oturduk ve usumedik, bugun daha mı soguk acaba pazartesiden" dedim, adam "bilmiyorum" dedi.

Sobaları mı kaldırdılar acaba? E niye kaldırıyorlar ki sobaları şimdi? hallamm ya... Bak onu sormayı unuttum. Sorsa mıydım? Ariyim mi bi daha? "o Beybi, az evvel randevulaştıydık fakat aklima takıldı bi cevap ver bu nasil bir işletmecilik anlayışı, karakışta bahçedeki sobaları niye kaldırıyorsunuz?" diyeyim mi?

Ayyy... amma gerildik ha. haftada bi iki bir yerlerde rezervasyon yaptıran insanlar nasıl oluyor da bi telefonla herseyi hallediyorlar? Rezervasyon hayatı kolaylaştırmak, ne bilim işte gittiğin yerde yer bulamamak neticesi yaşanan 8 saat "nereye gitsek" tartışmasına, sokaklarda donmaya, açlıktan ölmeye mahal bırakmayan bir harika uygulama ise bizi niye bu kadar yordu ya?

Uygulama doğru da biz mi uygulayamadık acaba?

ben bu konuyu, aksam, randevulastigim adama bir sorayim.

İşletmeci neticede, bi aciklamasi vardir de mi?

Yoksa simdi mi arayip sorsam?

Ben: Alo, ben baktım hava durumuna, oyle ekstra bi olay yok fırtına mırtına gibi. Adami da ariyim mi bi daha, n'olur n'olmaz?

Limon: kızım yaa,senin yazılarını okumak vapurda uykusuz okumak gibi,herkes tip tip bakıyo bu niye gülüyo diye,akademik bi ortamda karizmamın içine ettin haa:)
boşşer yaa ayakta kalmayız bence:)

Ben: He aferin. Ben boku bokuna kendi kendime mi gerildim gene? Bu ne rahatlık kuzum? Hem ayakta kalir hem de usursek karismam ama bastan soyliyim. "randevuyu alan bu zattir, kendisini de suncacik taniyorsam bana da bi daha sarap vermeyin" der uzarım ortamdan.
Ayrıca sobalar duruyormus.

Limon: : D:D:D
sordun yaniiii:)ayy koptum...
öff hiç gitmesek mi oraya,bakırköyden adamları çağırıp bizi götürürlerse karışmam.

Ben: E, sordum tabi. Iyi etmemisim mi? Bakirköyü de yaktirtmasinlar bana, tedbirli olmanin nesi kotu?
Sen de ayni "bey"im gibisin. Sizi bu rahatlikla daslarlar yakinda, baskici bi iktidar var hatirlatirim.
Yalniz var ya basim agridi resmen gerilmekten. Fazla yasamam ben.

Limon: ya deliiiiiiiiiii,bi kere şunu hatırlatmak isterim ki biz ne zaman gittik de geri döndük ordan, bahçe doluysa yukarı oturturlar, soğuksa soba yaktırırık, hemi de yukarıda sigara içiririz demişler, ee daha nossun.gerilme sakin ol,ben burda çok eğlendim valla sen niye geriliyon:)
sen de aynı benim beyim gibisin hallam yarappim yaa..

Ben: ay canim ya, ben "randevu" gafimdan oturu "yer bulun leaaan" diye cingar cikaramam, "edepli de bi insanim" mesaji vermek icin basim onde ses etmeden durmak zorunda kalırım diye gerildim en cok. yer bulma ve gerekirse cingar cikarma isini sen ustlendiysen bir rahat nefes alabilirim artik.
"ye, ic, gul eglen dostlar" tadindaki balkaymagim, nagmeni yer, ezgini operim senin.
bununla bilikte, beyine sikayet edecem seni, limon sana "gergin" diyo dicem. Arkadaslik geregi bi yerde. o benim cok samimi bir arkadasimdir. Artik bu gece ben diyim 3 sen de 4 sulari arar sikayetimi iletirim. Samimi arkadaslar birbirlerini uygunsuz saatlerde gereksiz yere arayabilirler cünkü.

Limon: evet tatlum cıngar çıkarma işi bana ait,sen rahat ol şu noktadan sonra,gerilecek bişey varsa ben gerilirim senin yerine...
beye de istediğini diyebilirsin zira o saatte muhtemelen yavrucak beton döküyo olacak biraz eğlenmiş olur, amma o zaman ben de aynı esnada senin beyinle sizin gerginlikleriniz üzerine geyik yapıp gülüyo olurummm...

Ben: o beybi, sert olmak mi istiyorsun, tehditlere kadar geldik ha.
senin sorunun ne dostum? rahatla biraz ha? bi kadeh bourbon seni kendine getirecektir.
ay tamam ya, sacma sapanim.
***
Lokum kalpli ve kişisel olarak akademik bir insandır. Bazen randevularına geç kalır ama kadı kızı da değil yani o kadar olur. Lokum kalbi ve akademik teknikleriyle stres alır, inisiyatif alır, sorumluluk alır ve rahatlatır. Esi vardir fakat o manada değil. Esi benzeri yoktur kişisel olarak.

4 yorum:

tuğba dedi ki...

limonun yer seni...
nane limon her derde deva ey ahali,denedik de gördük...pek bilimsel akademik açıklamalar da yapabilirim merak edenlere...
ama nanesiz limon bir hiç,bunu da bilesiniz..

nande dedi ki...

maşallah de nazar değmesin.

Rita Baroc dedi ki...

Yazma isteği ne güzel...Hele paylaşınca insana enerji geliyor...Devam dostlar, sizi seviyorum.:)

nande dedi ki...

Ben de sevdim seni Rita Yenge, tanışıp kaynaşalım afiyetle.